Anadolu da Yunan Mezalimi

Arşiv Belgelerine Göre Balkanlarda Ve Anadolu da Yunan Mezalimi adlı bu makale; Osmanlı Devleti, kuruluşundan itibaren idaresi altında bulunan milletleri âdil ve hoşgörülü bir biçimde yönetmiş, devletin tebaası olan bütün unsurlar, sağlanan bu geniş hürriyet ortamından yararlanmışlardır. Osmanlı tebaasının önemli bir kısmını oluşturan gayri müslimler içinde yer alan Rumlara da diğer bütün milletlere olduğu gibi her türlü hürriyet, mülkiyet güvenliği, eğitim ve dil serbestisi, ekonomik refah sağlanmıstır; ırki ve dini hürriyetlerini barış ve güven içinde koruma fırsatı verilmiştir.

Rumlar yüzyıllar boyunca hiçbir sıkıntı ile karşılaşmadan yaşamışlar, hatta kendilerine Osmanlı tebaası olan Ortodoks Hristiyanlar içinde imtiyazlı bir statü de tanınmıştır.XIX. Yüzyılın sonlarına dogru, birçok tarihî olaylar ve dünyadaki gelismelerden dolayı eski gücünü kaybeden Osmanlı Devleti’nin bu durumunu istismar ederek, kendilerine menfaat temin etmeye çalışan dönemin büyük devletleri maksatlarına ulaşabilmek için türlü yollar denemeye başlamışlardır.

***

 “Düvel-i Muazzama” diye anılan bu devletler, Osmanlı Devleti aleyhine takip ettikleri politikalarında Yunan unsurunu da devreye sokmuşlar ve bu toplumu XX. yüzyılın ilk çeyreğine kadar kendi amaçları doğrultusunda kullanmayı başarmışlardır.

Mart 1821’de, Fenerli bir Rum olan Aleksandr İpsilanti, Eflâk-Bogdan’da ilk Yunan ayaklanmasını başlatmıs, fakat muvaffak olamamıştır. Aynı yıl Aleksandr İpsilanti’nin kardeşi Dimitri İpsilanti de Mora İsyanı’nı başlatmıştır. 1827 yılında Osmanlı Devletinin Yunan ayaklanmasına son darbeyi indirmeye hazırlandığı sırada İngiltere, Rusya ve Fransa donanması Navarin’de Osmanlı donanmasını imha ederek (20 Ekim 1827) Yunanlılar için çok müsait bir ortam hazırlamışlardır.

***

1828-1829 Türk-Rus harbinden sonra meydana gelen gelişmelerin sonucunda İngiltere, Fransa ve Rusya’nın baskıları ile Osmanlı Devleti 1830 yılında, Yunanistan’ın bağımsızlığını kabul etmek zorunda kalmıştır. Yunanistan, bağımsızlığını Avrupa’nın büyük devletlerinin desteği ile sağladığı gibi, kuruluş yıllarından itibaren başlayarak izlediği Osmanlı aleyhindeki yayılmacı politikasını da bu büyük devletlerin koruyuculuğunda sürdürmüştür.

Nitekim, Bizans İmparatorluğunun Osmanlı sınırları içinde kalan eski topraklarını yeni Yunanistan’a kazandırmayı hedefleyen bu politikanın (Megali İdea) sonucunda, Türkler ve çeşitli Balkan milletlerinin Yunan hegemonyası altına alınmaları hedeflenmiştir. Hatta Balkan Slavlarının dahi Helen kültürü içinde eritilmeleri tasarlanmıştır.

Makalenin Devamını Okumak Ve İndirmek İçin Tıklayınız

Bir Cevap Yazın