Türkler’in Orta Asya’dan batıya doğru göç ederken geçtiği bölgelerden birisi de İran olmuştur. Tarih içerisinde çeşitli Türk hanedanları, uzun zaman dilimleri boyunca İran’ı yönetmişlerdir. Tabi bu yönetim süresi içinde Türk Hükümdarlık Geleneği ile İran Hükümdarlık Geleneği’nin birbirinden etkilenişi de kaçınılmaz olmuştur. Bu yazımızda da Türk Hükümdarlık Geleneği ile İran Hükümdarlık Geleneği’ni karşılaştıracağız.

1 – İran Hükümdarlık Geleneği’nde hükümdarlar mutlak hükümdardır. Yani sözlerinin üstüne söz söylenmez, ağızlarından çıkanlar sorgulanmaz. Güçlerinin sınırları yoktur. Türk Hükümdarlık Geleneği’nde ise hükümdarın Tanrı’dan “Kut” yani yönetme yetkisi aldığı kabul edilir fakat hükümdarın gücü mutlak değildir, gücünün sınırları vardır. Herkes gibi o da Türk Töresi’ne uymakla yükümlüdür, halka karşı sorumludur ve Kurultay (Toy) tarafından denetlenebilir ya da görevinden alınabilir.

2 – İran Hükümdarlık Geleneği’nde giyim abartılı ve gösterişli olur. Küpe, kolye ve taç gibi aksesuarlar çok kullanılır. Zaten halk da hükümdarın gösterişli ve süslü giyinen bir tip olmasını bekler. Mesela Tuğrul ve Çağrı Beyler İranı fethettiklerı zaman halk çok şaşırmıştır zira Tuğrul ve Çağrı Beyler gösterişten uzak, sade giyim – kuşamları ile dikkat çekmiştir. Türklerde ise giyim gösterişlidir fakat abartılı değildir. Türk giyiminde gösteriş giyilen kumaşın kalitesine göre değerlendirilir. Gösterişli görünmek için işlemeli kemer, işlemeli bıçak ve kılıç kınları ve güzel bir börk takılır. Türklerde gösterişli olmanın bir diğer şartı da iyi pusattır. Kılıçlar ne kadar güzel olursa o kadar ihtişam ve gösteriş artar.

3 – İran Hükümdarlık Geleneği’nde halkın fakirliği çok göz önünde değildir. Eğer hükümdar ve ordu zengin ise devlet ve halk da zengin sayılırdı. Türk Hükümdarlık Geleneği’nde ise fakirlik halk arasında yayılmamalıdır. Hükümdar, halkın fakir konumuna düşmemesi gerekliliğinden sorumludur, buna özen gösterir.

4 – İran Hükümdarlık Geleneği’nde mezhepçi tutum ön plandadır. Bunun adı geçmişte belki mezhepçilik değildi fakat uygulama her zaman aynıydı. Türklerde ise her zaman için farklı inançlara saygı söz konusu olmuştur. Önemli olan farklı bölünmüşlüklerden ziyade kan bağı olmuştur.

5 – İran Hükümdarlık Geleneği’nde koyun ve keçi sürüleri hükümdarlar için çok önemli derecede güç ve kuvvet göstergesiydi. Türklerde ise koyun ve keçiden ziyade at hükümdarın güç göstergesi olmuştur. Hakanın atı budunun en soylu ve güçlü atlarının soyundan gelmektedir.

Yararlanılan Kaynaklar 

İbrahim Kafesoğlu, Selçuklular ve Selçuklu Tarihi, Ötüken Neşriyat, İstanbul 2014
Ahmet Taşağıl, Kök Tengri’nin Çocukları, Bilge Kültür Sanat, İstanbul 2014
İbrahim Kafesoğlu, Türk Milli Kültürü, Ötüken Neşriyat, İstanbul 2014

Bir Cevap Yazın