Rus Kazaklarının Ülkeye İadesi

XVI. yy başında Lehistan(Polonya) kralları Tatar akınlarına karşı koymak üzere Kazaklar’ı öncü güç olarak örgütledi. Kazaklar kısa bir süre için Ataman Bohdan Hmelnytski önderliğinde bağımsız bir devlet kurdular. XVII. YY ortalarında Ukrayna, Rusyaile Lehistan arasında paylaşıldığı zaman, Rus çarları Polonya geleneğini devam ettirerek Kazaklar’ı, önce sınırların korunmasında daha sonra Rusya’nın Ural, Kafkas ve Hazar Denizi’ne doğru yayılmasında öncü güç olarak kullandılar. Nitekim Sibirya’yı fetheden Yermak Timofeyeviç de bir Kazak’tı.

Toprak sahiplerinin kısıtlama çabaları, Kazaklar arasında sık sık isyanlar çıkmasına neden oluyordu. XVII. ve XVIII. yy’da en önemli, isyanlar Stenka Razin, Kandrati Bulavin ve Emelyan Pugaçev önderliğinde yürütülen isyanlardı. Kazaklar’ın belli ayrıcalıklarında karşın askerlik hizmeti her erkek için zorunluydu. Kazak topluluğunun temel birimi olan Stanitsa denilen köylerdi. Her Stanitsa’nın seçilmiş bir meclisi bulunmaktaydı.

Stanitsalar birleşerek daha büyük olaan Okrugiler’i(bölge), bunlarda birleşerek Voiskolar’ı (ordu) oluşturdu. Toprak, köyün ortak malıydı; ancak, 1869’dadan sonra Kazak subayları ve hizmetlilerinin özel toraklara sahip olması kabul edilidi. XX. yy başında Rusya’da 12 Kazak Voiska’sı vardı. 1916-1920 arasındaaki Rusya’daki içsavaş sırasında Kazaklar’ın bir bölümü Beyaz, bir bölümü Kızılordu saflarında savaştı. II. Dünya Savaşı boyunca bazı Kazak askeri birimleri varlığını sürdürdü, ancak eski biçim toplulukları eriyerek SSCB’nin yeni yönetsel birimlerine katıldı.[8] Bugünkü Ukraynalılar’ın kökeni Zaporojya Kazakları’na dayanır.

İkinci dünya savaşı sırasında çoğu Rus kazakları komünist Rusya’ya karşı almanların yanında savaşmıştı, bunların çoğu komünist rejim kurulmadan önce Rusya’yı terk etmiş kişilerdi ve yanlarında aileleri ve çocuklar da bulunuyordu. Fakat yalta konferansında bu kişilerin kaderi belirlenmişti. Stalinin Almanlardan ele geçirdiği batılı müttefiklerin askerlerini zamanında geri vermeyeceğinden korkan Roosevelt ve Churchill Stalinin bu insanları geri almaya hakkı olmamasına rağmen geri alma isteğini kabul etmek zorunda kaldılar.

Savaş sonlarına doğru İngiliz kontrolü altındaki Avusturya da kısılan yaklaşık 40-50 bin kazak vardı bu kazaklara İngilizler önce dostlukla yaklaştılar güvenlerini kazandılar başlarına kötü bir şey gelmeyeceğine dair söz verdiler ,daha sonra silahlarını aldılar ve en sonunda kamyonlarla gelip Sovyetler birliğine geri götürüleceklerini işbirliği yapmaları gerektiğini söylediler.

aas

Doğal olarak hiçbiri yanaşmadı çünkü geri dönerlerse başlarına geleceklerden haberdarlardı, içlerinde Sovyetlere karşı savaşmamış olanlar ve Sovyet vatandaşı hiç olmamış olanlar da olsa Çekistlerin onlara ne yapacaklarını biliyorlardı. Bunun üzerine İngilizler zorla bu kazakları kamyonlara bindirmeye başladılar direnişle karşılaşınca sopalar ve dipçikler kullanarak zorla bindirdiler. Bir kısmı kamyonlara bindirilmeden sakladıkları silahlarla kendilerini vurdular diğer bir kısmı kamyonlardan atlayıp kaçmaya çalışırken İngilziler tarafından vuruldular. Yolda giderken nkvd eline düşmektense ölümü tercih edenler kamyonların altına kendilerini attılar. Bu şekilde 50 bine yakın kazaktan 700’ü Rusların eline geçmeden öldüler. Teslim almaya gelen Ruslar bu kazakları Sovyet vatandaşı olmayan ve olanlar şeklinde ayırdılar. Vatandaş olmayanları ihanetten yargılayıp asamayacakları için kendilerini bu karışıklıktan kurtarmak için onları geri götürmeden orada öldürdüler. Geri dönenlerin ise çoğu asıldı. Sonuç olarak 50 bine yakın kazaktan geriye sadece 15 bini hayatta kalabilmişti.

Bir Cevap Yazın