Napoléon Bonaparte’ın Rusya Seferi

Napoléon Bonaparte’ın kendi pimini çektiği sefer olan 1812 Rusya Seferi’nin en önemli nedeni tartışmasız Rusya İmparatorluğu’nun, Napoléon Bonaparte’ın Birleşik Krallık’a karşı kurduğu kıta ambargosu sisteminden çıkmak istemesidir.

Buna ek olarak dönemin Rusya İmparatorluğu hükümdarı Çar Aleksandr’ın Napoléon Bonaparte’ın Avrupa’daki en büyük rakibi olan Birleşik Krallık’ın Rus topraklarında serbestçe ticaret yapmasını sağlayan ve Fransız mallarını vergilendirmesini öngören 31 Aralık 1810 tarihli bir buyruk çıkarmasıdır.

Rusya İmparatorluğu’nun uyguladığı Paslavizm politikasının önündeki en büyük engellerden biri olan Avusturya İmparatorluğu ile Napoléon Bonaparte’ın sonradan kurduğu sıcak temaslardan Çar Aleksandr’ın rahatsızlık duyması ve son olarak Napoléon Bonaparte’ın Doğu Avrupa’da Rusya İmparatorluğu’nun çıkarlarına ters düşecek olan bağımsız ve Fransız yanlısı bir Leh devleti (Varşova Grandüklüğü) kurması gibi birçok ticari ve siyasi birçok etken bu seferin gerçekleşmesine sebep olmuştur.

***

Her iki taraf da tüm bu yaşanan süreçlerden sonra destek kazanmaya çalıştı. Rusya İmparatorluğu 5 Nisan 1812 tarihinde Saint Petersburg’da İsveç Krallığı ile anlaşarak İsveç Krallığı’nın diplomatik desteğini sağladı. Ardından 28 Mayıs 1812 tarihinde Bükreş’te Osmanlı İmparatorluğu ile anlaşma yaparak güney sınırını güvenceye aldı. Napoléon Bonaparte ise 24 Şubat 1812 tarihinde Prusya Krallığı ile ittifak kurdu, sonra da 14 Mart 1812 tarihinde Avusturya İmparatorluğu ile anlaşarak ittifaka katılmasını sağladı.

Ayrıca Birleşik Krallık’ın Napoléon Bonaparte’ın ve uydu devletlerinin uyguladığı kıta ambargosuna karşı tepki olarak uyguladığı Atlas Okyanusu’ndaki ticari ve askeri denetimden rahatsız olup Birleşik Krallık’a 18 Haziran 1812 tarihinde savaş açan Amerika Birleşik Devletleri’nin de dolaylı yoldan desteğini kazandı.

***

Napoléon Bonaparte seferden önce kendisine Avrupa’da uzun bir dönem mağlubiyet yaşatmayan Grande Armée’yi (Büyük Ordu) düzenledi. Bu düzenlemelerden ve toparlamalardan sonra Grande Armée yaklaşık 300.000 Fransız askeri personel, 100.000 Leh askeri personelden ve 40.000 İtalyan, İspanyol ve Portekizli askeri personelden oluşuyordu.

Ayrıca Avusturya İmparatorluğu’nun yardım amaçlı gönderdiği Schwarzenberg Prensi Karl Philipp komutasındaki 34.000 Avusturyalı askeri personel ve Prusya Krallığı’nın yardım amaçlı gönderdiği Prusyalı General Ludwig Yorck von Wartenburg komutasındaki 90.000 Prusyalı Alman askeri personel ise Rusya Seferi sırasında Grande Armée’ye destek sundu. Üstelik savaş boyunca Avrupa’daki topraklardan Grande Armée’ye düzenli olarak lojistik ve askeri destek sağlanacaktı. Bu ordu, tarihin o zamana dek görmüş olduğu en büyük orduydu.

Grande Armée Merkez Kuvvetleri’ni Napoléon Bonaparte’ın bizzat komuta ettiği 218.000 Fransız askeri personel oluşturuyordu. Grande Armée Sağ Kanadı’nı Napoléon Bonaparte’ın en küçük erkek kardeşi Jérôme Bonaparte komutasında bulunan 75.000 Fransız askeri personel ve Schwarzenberg Prensi Karl Philipp komutasında bulunan 34.000 Avusturyalı askeri personel oluşturuyordu.

***

Grande Armée Sol Kanadı’nı ise Fransız Mareşal Êtienne Jacques Joseph MacDonald komutasındaki 32.000 Fransız askeri personel ve Prusyalı General Ludwig Yorck von Wartenburg komutasındaki 90.000 Prusyalı Alman askeri personel oluşturuyordu.

Rusya İmparatorluğu’nun merkezi savunmasını ise İskoç asıllı Rus Mareşal Mihail Bogdanoviç Barclay de Tolly komutasındaki 80.000 Rus askeri personel barındıran Birinci Rus Ordusu ve Gürcü asıllı Rus General Pyotr İvanoviç Bagrationi komutasındaki 155.000 Rus askeri personel barındıran İkinci Rus Ordusu yapacaktı.

Grande Armée 24 Haziran 1812 tarihinde istilaya günümüzde Litvanya Cumhuriyeti sınırları içerisinde yer alan Kovno Şehri’nden başladı. Grande Armée Sol Kanadı günümüzde Letonya Cumhuriyeti’nin başkentliğini yapan Riga Şehri yönünde kuzeye doğru saldırıya geçti.

Güney Rus topraklarından gelen Rus General Aleksandr Tormasov komutasındaki 50.000 Rus askeri personel barındıran Üçüncü Rus Ordusu’nun ve Rus General Pavel Çiçagov komutasındaki 50.000 Rus, Sırp, Bulgar ve Rumen askeri personel barındıran Tuna Ordusu’nun kuzey Rus topraklarına takviye yapacağı istihbaratını alan Napoléon Bonaparte bu takviye güçlerin cepheye ulaşmasından önce Grande Armée’nin merkez kuvvetlerini planın dışına çıkararak cebri yürüyüşe soktu.

***

Grande Armée 28 Haziran 1812’de günümüzde Litvanya Cumhuriyeti’nin başkentliğini yapan Vilna Şehri’ni ardından 28 Temmuz 1812’de günümüzde Beyaz Rusya Cumhuriyeti sınırları içerisinde yer alan Vitebsk Şehri’ni ele geçirdi. 18 Ağustos 1812’de Birinci Rus Ordusu’nun meşhur Rus savaş taktiği olan Yanan Toprak taktiğini (Rus Orduları’nın çekildikleri yerleşim yerlerini kullanamaz hale getirmesi taktiği.

Böylece düşman ordular ele geçirdikleri yerleşim yerlerinde barınamayacaklar, erzak bulamayacaklar ve yorgun düşeceklerdi.) uygulayıp terk ettiği Smolensk Şehri’ni bünyesine aldı. Napoléon Bonaparte bulundukları Rus topraklarına kış gelmeden bu seferi tamamlamak adıyla 20 Ağustos 1812’de Grande Armée’yi Moskova Şehri’ne doğru harekete geçirdi.

****

Bir süre sonra Rus kamuoyu Birinci Rus Ordusu’nun çarpışmadan kaçıp sürekli geri çekilmesinden ve Rus köylüsünü Grande Armée ile baş başa bırakmasından rahatsızlık duymaya başlamıştı. Ve Çar Aleksandr’a sürekli ordu komutanının değişmesini istediklerini beyan ediyorlardı.

Çar Aleksandr’da bu şikâyetlere karşılık verip Birinci Rus Ordusu’nun komutanlığından İskoç asıllı Rus Mareşal Mihail Bogdanoviç Barclay de Tolly’yi bertaraf edip yerine Rus Mareşal Mihail İllarionoviç Golenischchev Kutuzov’u atadı.

Rus Mareşal Mihail İllarionoviç Golenischchev Kutuzov, Napoléon Bonaparte’ın meydan savaşı isteğine olumlu cevap vererek Birinci Rus Ordusu’nu Moskova Şehri’nin yüz on kilometre batısında, Moskova Nehri havzasında konuşlandırdı.

Borodino Kasabası yakınlarında geçen Borodino Muharebesi Napoléon Bonaparte komutasındaki 30.000’i yedek olmak üzere 160.000 Fransız askeri personel ve 500 savaş topundan oluşan Grande Armée Merkez Kuvvetleri’nin Rus Mareşal Mihail İllarionoviç Golenischchev Kutuzov komutasındaki 80.000 Rus askeri personel ve 600 savaş topundan oluşan savunma hattına 7 Eylül 1812 tarihinde saldırmasıyla başlamıştır.

***

Grande Armée Rus savunma hattına direkt hücuma geçmiş ama altı kilometrelik cephe hattında kayda değer bir ilerleyiş gösterememiştir. Taarruzlarını topçu destekleriyle sürekli devam ettiren Grande Armée, Gürcü asıllı Rus General Pyotr İvanoviç Bagrationi’nin komutasındaki 155.000 Rus askeri personel barındıran İkinci Rus Ordusu’nun yardıma yetişmesiyle duraklamıştır.

Gürcü asıllı Rus General Pyotr İvanoviç Bagrationi bu çarpışma esnasında meydanda yaralanmış ve on yedi gün sonra yaşamını yitirmiştir.

Çarpışma sonunda Grande Armée’nin 30.000 Fransız askeri personel ve 80 savaş topu kaybı, Rus Orduları’nın ise 50.000 Rus askeri personel ve 240 savaş topu kaybı olmuştur. Muharebe sonunda Grande Armée’nin ilerleyişi her ne kadar kısa süreliğine durdurulmuş olsa da Rus Orduları uğradıkları ağır kayıplar neticesinde mevziilerini bir sonraki olası saldırıda tutamayacakları düşüncesiyle askeri prensiplere uygun bir şekilde Moskova Şehri’nin güneyine geri çekilmişlerdir.

***

İstilaya başlayış sürecinden itibaren Napoléon Bonaparte’ın kendilerine vermiş olduğu serflikten kurtulma vaadine rağmen Rus Ortodoks papazlarının vermiş olduğu dini vaazlara kanıp gerilla savaşı başlatan fakir Rus ve Kazak köylülerinin saldırıları, çıkan salgın hastalıklar, askeri personel bünyesinde yaşanan firarlar, Rus Orduları’nın uyguladığı Yanan Toprak taktiği ve yaşanan sıcak çatışmalar yüzünden ağır kayıplar veren Grande Armée artık yavaş yavaş bitiyordu.

Napoléon Bonaparte Rusya İmparatorluğu’nun kısa sürede teslim olacağını umuyordu ve bu durumlar onun için şaşırtıcıydı üstelik hâlâ imha edilememiş Rus askeri gücünün varlığı onu çıldırtıyordu ancak harekâtın asıl hedefi olan Moskova Şehri’ne doğru kararlılıkla ilerlemeye devam ediyordu.

***

14 Eylül 1812 tarihinde Grande Armée askeri bir direnişle karşılaşmadan Moskova Şehri’ne girdi. Napoléon Bonaparte Grande Armée ile kışı Moskova Şehri’nde geçirmeyi planlıyordu ama Yanan Toprak taktiğini hesaba katmamış olacaktı ki dönemin Moskova Askeri Valisi Fyodor Rastopçin’in planı gereği Moskova Şehri’nde dört gün sürecek olan büyük bir yangın patlak verdi ve şehrin dörtte üçü harabeye döndü.

Grande Armée’nin burada barınmasını imkânsızlaştıran bu yangınlar ve kurulan İleri Karakollar’a yapılan Rus taciz saldırıları dolayısıyla Napoléon Bonaparte 19 Ekim 1812 tarihinde geri çekilme kararı aldı.

Grande Armée 24 Ekim 1812 tarihinde yaşanan Maloyaroslavets Muharebesi’ndeki yenilginin ardından Paris Şehri’ne olan yolu uzatma durumuna düşerek ve Borodino Kasabası’ndan tekrar geçmek yerine Smolensk Şehri etrafında dolaşmak zorunda kaldı.

Grande Armée meşhur Rus Kışı’na yakalanarak 5 Kasım 1812’den itibaren -40 santigrat dereceleri bulan korkunç hava koşullarıyla, yamyamlık derecesine kadar ulaşmış açlıkla, her gün daha da kötüleşen salgın hastalıklarla, durmak bilmeyen Rus ve Kazak köylülerinin gerilla savaşlarıyla ve Birinci Rus Ordusu’nun yakından takip etmesiyle eridi.

***

Bütün bunlar yetmezmiş gibi birde 3 Aralık 1812 tarihinde Paris’te bulunan Fransız General Claude François de Malet’in darbe girişiminde bulunarak ayaklanma çıkardığı haberini alan Napoléon Bonaparte, Grande Armée Başkomutanlığı’na Fransız Mareşal ve Napoli Kralı Joachim Murat’ı, Grande Armée Başkomutan Yardımcılığı’na da Fransız Mareşal Louis Alexandre Berthier’i atayarak orduyu terk ederek kızakla hızla Paris Şehri’ne doğru yola çıktı.

Grande Armée tüm bu felaketlerin ardından son kalıntılarıyla birlikte 30 Ocak 1812 tarihinde Prusya Krallığı’na ulaşmayı başardı. Sefere yaklaşık 350.000 askeri personelle çıkan ve sefer boyunca Avrupa’dan yaklaşık 200.000 askeri personel takviye alan Grande Armée, Rusya İmparatorluğu topraklarından sadece 50.000 askerle çıkabildi.

Hâlâ hayatta kalmayı başarabilmiş olan Fransız, Leh, İtalyan, İspanyol, Portekizli, Avusturyalı ve Prusyalı askeri personeller Prusya Krallığı’ndaki hastahanelere dağıtıldı.

Napoléon Bonaparte ise yarım milyon askeri personel kaybetmesine rağmen ülkesine dönmeyi başarmış ve darbe girişimini bastırmıştı.

***

Napolyon Savaşları’nın dönüm noktası olan bu sefer sonrasında Napoléon Bonaparte’ın Avrupa hâkimiyeti hayali suya düşmüş, saygınlığı çizilmişti. Bu saatten sonraki hedefi, sadece Grande Armée’yi tekrar toparlayarak elinde kalan toprakları korumaktı. Bu toparlama süresince vergi ve askerlik yükünü arttırma yoluna gidince Fransız halkını da karşısına alacaktı.

Ayrıca bu sefer Ruslar’ın kafasındaki Rus Milliyetçiliği algısını daha da kuvvetlendirecek ve bu seferi “Vatanseverlik Savaşı” olarak yeni nesillerine tanıtacaklardı.

Tüm bu yaşananlardan tam 129 yıl sonra, 1941 Haziran’ında Üçüncü Reich’ın Führer’i Adolf Hitler, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne Barbarossa Harekâtı uygulayacak ve Grande Armée gibi Wehrmacht’ın da başına aynı olaylar gelecekti.

Rus Orduları’nın uygulayacağı Yanan Toprak taktiği, Rus ve Kazak köylülerinin gerilla savaşı, açlık, firar, salgın hastalıklar, korkunç hava koşulları… Tarih tekerrürden ibarettir.

Yararlanılan Kaynaklar:

Prof. Dr. Akdes Nimet Kurat, Rusya Tarihi (Başlangıçtan 1917’ye Kadar), TTK, Ankara, 2014.

Prof. Dr. Oral Sander, Siyasi Tarih (İlk Çağlardan 1918’e), İmge Yayınevi, İstanbul, 2015.

Nicholas V. Riasanovsky, Rusya Tarihi (Başlangıçtan Günümüze), İnkılap Yayınevi, İstanbul, 2011.

Richard K. Riehn, 1812 Napoleon’s Russian Campaign, New York, 1991.

Michael Adams, Napoleon and Russia, New York, 2006.

Bir Cevap Yazın