İğne İplikle Geçen Bir Ömür

Günümüzde sadece gelinlik, damatlık veya mezuniyet elbisesi diktirmek için, ya da paça kısaltmak için yolumuzun düştüğü, hazır giyim sektörünün gelişmesinin de etkisiyle unutulmaya yüz tutmuş Peygamber mesleği olan(Kur’an-ı Kerim’de iki surede (Enbiya ve Meryem) kendisinden söz edilen İdris Aleyhisselam, Elbiseyi diken ilk insan olması hasebiyle terzilerin piri olarak kabul edilir.)Terzilik,Osmanlı’da ise modernleşme düşüncesi, Tanzimat dönemiyle, toplumsal düzene yeni bir nizâm verme olarak içtimai alanlarda uygulama alanı bulurken, Osmanlı kadınını ve erkeğini yeniden biçimleyen en önemli güç olmuştur. Terzilik sektörünün gelişmesiyle birlikte Osmanlı beyefendileri ve kadınları da çeşitli giysilerle tanışma fırsatı bulmuştur. Bu makalede Osmanlı Devletinde Terzilik sektörü ve Aksaray’ın en eski terzilerinden olan Kuddusi Arık hakkında kısa bir bilgi vermek amaçlanmıştır.terzi ile röportaj

***

terzi ile röportaj
terzi ile röportaj

Yeniçeri Ocağının kaldırılmasından sonra yerine kurulan Asâkir-i Mansûre-yi Muhammediyye ordusunun kıyafetleri batı örnek alınarak dikilmiştir. Özellikle Avrupalı terzilerin önce saraya ve sonra da İstanbul’a / Pera’ya gelip yerleşmeleri, İstanbul’da yaşayan farklı milletlerin terzileri olarak çalışıp Avrupa giyim kuşamının üretimine emekler vermeleri, Osmanlı Müslümanlarının / Türklerinin de Avrupalı giyime özenmelerini, modern giyim kuşamı taklit etmelerini kaçınılmaz olarak tetiklemiştir. Osmanlı Devletinde Terzilik mesleğinin en önemli temsilcileri Mustafa Refîk, Osman Zeki Bey ve Behire Hakkı gibi isimler olmuştur. 18. yüzyılda halk, sosyal yaşam biçimini değiştirerek evinin dışında vakit geçirmeye başlamıştır. Kadınlar ilk defa bu dönemde serbestlik kazanmıştır. İlkbahar ve sonbaharda, dış mekânın iç mekâna göre daha sıcak olduğu göz önüne alınacak olursa, dışarıda çok vakit geçirmeye başlayan halk, Avrupa modasının da etkisiyle giysilerini hafifletmeye başlar. Bunların yanı sıra Osmanlı dokumacılığı, klasik dönemdeki kalitesini kaybederek, ekonomik zayıflamanın da etkisiyle hafif ipekli üretimine ağırlık vermektedir.

***

Yani her dönemde olduğu gibi Osmanlı döneminde de halk Avrupa’yı ve modayı yakından takip etmiş dünya üzerinde ki çeşitli halkların giyim şekillerinden etkilenmiş ve kendi giyim kültürünü oluşturmuştur.

Mesleğin Aksarayda’ki önemli temsilcilerinden birisi ise Kuddusi Arık’tır. Kumaşa şekil, iğne ve ipliğe hayat veren, 1951 yılı Kasım Ayında Aksaray’da dünyaya gelen Kuddusi Arık,Aksaray Kapalı Çarşı’da uzun yıllar hizmet etmiş,düğünden önce damatların, Okul açılmadan önce öğrencilerin uğrak yeri olmuş, ilimizin en eski ve önemli terzilerinden birisi olmuştur.1960 yıllarda bu mesleğe başlayan Kuddusi Arık Terzilik mesleğinin Aksaray’da o yıllarda ön planda olduğunu ve arkadaşlarının etkisiyle bu mesleği seçtiğini söylüyor.Lafı fazla uzatmadan Kapalı çarşı’nın önemli kimliklerinden birisi olmuş Kuddusi Arık’ın ifadelerine yer veriyorum.

              ***terzi ile röportaj

Bu sanata başladığımda ustam bana ” Eli ağır sanatkârdan ayağı çabuk dilenci iyidir, buna göre çalışacaksın” dedi. Ben de bu terbiye ile Allah’a şükür leke almadan 52 senedir bu işi yaptım. Şimdi ki aklım olsa okumak isterdim. Gençlere tavsiyem ne okuyorlarsa en iyisini yapmaya çalışsınlar. Bu meslek ile ilgili eğitim de aldım. Şu anda bu meslekte o dönemden devam eden arkadaşlarım veya meslektaşlarım yok. Sadece ben kaldım. Birçoğu emekli oldu ve bu işi bıraktı. Bende 2015 yılında mesleğime son verdim.Sanatımı çok seviyorum ama artık yaşlandım. Sanatımı artık icra edemez oldum. Onun için bırakıyorum. Bunun yanında son dönemlerde bu mesleğe olan ilgide az çırak bulamıyoruz. Yaşlandıktan sonra bir düğme almaya bile kendin gidiyorsun. Hazır giyim sektörü de gelişince artık eskisi kadar terzilere rağbet kalmadı. Bende bırakmaya karar verdim. Çünkü çok çalıştık.30-36 saat uyumadan çalıştığımı bilirim. Ama bu meslek güzeldir. Sanatını seviyorsan güzeldir. Ben işimi severek yaptım. Birazda maddi durumun iyi olacak, zevk için yapacaksın. Çünkü böyle bir ortamda verdiğin emeğin karşılığını kesinlikle alamıyorsun…

***

Bütün bu bilgiler ışığında baktığımız zaman Terzilik mesleği, Osmanlı devletinin yenileşmesin de önemli bir yer oynarken, Ülkemizde ve Aksaray’da can çekişmektedir. Ayrıca çoğu meslekte olduğu gibi bu meslekte de çırak sıkıntısının olması mesleğe önemli bir darbe vurmuştur. Aslında bu noktada teknoloji devreye giriyor. Teknolojik gelişmeler sonucu gelişen giyim sektörü terzilerin müşterileri ile olan çay sohbetlerini de engelledi. Bir takım elbise ya da pantolon diktirirken oturup hem eski günleri yâd etmek hem de çay yudumlamanın tadını bırakarak, büyük devasa alışveriş merkezlerinin büyüsüne kapılıp alışverişimizi yapıp evimize dönüyoruz. Dönerken de çok şeyi kaybediyoruz yolda, o küçük terzi dükkânların da ki sıcaklığı, samimiyeti ve tadına doyum olmaz sohbeti…

Oğuz Üyümez orhundan.com İçin Kaleme aldı.

3 YORUMLAR

  1. eski bir meslek olmaya aday gibi bence . yani eskiden terzilere takım elbise diktirilerdi şimdi fabrika yapımı al esnaflık gittilçe ölüyor.

Bir Cevap Yazın