Taspar Kağan’ın ölümünden sonra başlayan taht mücadelelerinin neden olduğu iç savaştır. 584’de, İşbara Kağan’ın ordularının Apa Kağan’ın egemenliğindeki topraklara saldırmasıyla tırmanan gerilim; 587’e hem İşbara hem de Apa Kağan’ın ölmesiyle azalmıştır. Ancak, iç savaş yıllarında zayıflayan Göktürk Kağanlığı iyice güç kaybetmiş ve ikiye ayrılmıştır. Bu siyasi istikrarsızlık 630 yılına gelindiğinde artık Orta Asya’da egemen bir Türk devletinin kalmamasıyla sonuçlanmış, Türk topluluklarının devlet teşkilatlanması oluşturamadıkları tek dönem olan 630-680 Ulus Bunalımı Yılları başlamıştır.

581’de, dördüncü Göktürk Kağanı Taspar Kağan öldü. Bu ölümden sonra tahta oturma yeterliğine sahip dört tigin (prens) vardı. Bu varislerin şunlardı:

Türkçe Adı Çin kaynaklarındaki adı Egemenlik adı

(Tahmini Türkçe aslı)

Kişisel adı

(Çin kaynaklarındaki adın tahmini Türkçe

karşılığı)

Amrak Aşina Anlo Amrak
Apa Kağan Abo Atakan Töremen
İşbara Kağan Şa-po-lüeh (Y)erbeg Şâd (Y)erbeg Şâd
Tardu Dátóu Böke Kağan, Tarduş Kara Çörün

 

Amrak, Taspar’ın oğluydu. Apa ve İşbara ise Taspar’ın yeğenleriydi. Tardu ise Taspar’ın kuzeniydi. Taspar ölmeden önce oğlu Amrak’ı değil; Apa Kağan’ı veliaht ilan etti. Bu durum, gerek Kurultayda gerekse varisler arasında gerginliğin artmasına neden oldu. Çünkü Amrak, babasının kararını tanımayarak kağanlık hakkının kendisine ait olduğunu öne sürdü. Apa’nın annesinin soylu bir aileden olmadığını söyleyerek, Apa’yı saf dışı bırakmak istiyordu.Taspar’ın ölümünden sonra toplanan Kurultayda hiçbir şansının olmadığını düşünen vârislerden İşbara, kağanlık iddiasında bulunmadı. Amrak, Kurultayı; Apa’nın kağanlığa seçilmesi durumunda isyan çıkarmakla tehdit etti. Kurultay’a yapılan bu baskı sonucunda, Amrak; Göktürklerin yeni kağanı olarak atandı. Ancak Amrak’ın saltanatı oldukça kısa sürdü. Çünkü Apa’nın destekçileri bu atamaya tepkiliydi ve ülkede yeni bir iç savaş tehlikesi başlamıştı. Olası bir isyandan çekinen Amrak, İşbara lehine tahttan çekildiğini açıkladı.

İşbara Kağan olduktan sonra; Türklerin kutsal orman (Göktürk Yazıtları: Ötüken Yış) adı verdikleri geleneksel başkent Ötüken’e yerleşti. Ama diğer vârisler henüz kut anlayışının onlara sağladığı saltanat hakkından vazgeçmemişti. İkinci dereceli kağan (yabgu) Tartuş Kağan; kendine Batı Çin’deki Tienşan Dağları’nı seçerek oraya yerleşti. Burada de facto bir siyasi güç oluşturdu. Kağanlıktan çekilen Amrak ise, Moğolistan’a bulunan Tuul Nehri dolaylarını egemenliği altına almıştı. Apa Kağan ise, ülkenin kuzeyindeki topraklara hâkim olmuştu. Böylece ülke ardıllar arasında fiilen bölünmüş oldu.

584’te, İşbara topladığı ordu ile birlikte Apa Kağan’ın üzerine yürüdü. Apa, batı bölgelere sığınmak zorunda kaldı. Batıda hüküm süren Tarduş ve onun oğlu Tamgan, Volga Nehri dolaylarına hâkimdi. Apa Kağan, Tarduş ile ittifak kurdu ve yeniden asker toplamaya başladı. Apa’nın lojistik üstünlüğü tekrar sağlamasıyla birlikte İşbara’nın etkinliği iyice kırılmaya başladı. İşbara kendini koruyabilmek ve Apa Kağan’ın ailesine mensup olan kişileri yakalayabilmek için Çinlilerden yardım almaya karar verdi. İşbara, Çin’deki Sui Hanedanı’nın gücünü arkasına alınca Apa Kağan yeniden batıya çekildi. Burada, bugün için Özbekistan topraklarının içerisinde kalan Buhara yakınlarındaki Paykent’e yerleşti. Apa Kağan’ın Tarduş ile arası İpek Yolu hâkimiyeti konusundaki anlaşmazlıklar yüzünden açılmıştı. Bu yüzden Apa, batıda beklediği desteği bulamadı. 587’de hem İşbara hem de Apa Kağan öldü.

Apa Kağan ve İşbara’nın ölümünden sonra yeni kağan İşbara’nın kardeşi olan Baga Kağan oldu. Baga Kağan, kağanlığı yeniden birleştirmeyi denedi ama özellikle batı bölgelerdeki denetimi sağlayamadı. Bu bölgelerde etkin olan Tarduş, ülke merkezinden bağımsız hareket etmeye devam etti. 593’ten sonra, kağanlık resmen iki parçaya ayrıldı. Bu iki parça, erken 8. yüzyıl boyunca -kısa bir dönem hariç- hep ayrı kaldı. Bazı Türk boyları; Türkistan bölgesine doğru ilerleyerek Orta Asya’dan batıya doğru hareket etmeye başladı. 630’a gelindiğinde ise ülke tamamen parçalanarak Çin egemenliğine girildi. Bu dönem, Türk boylarının devletleşemediği bilinen tek tarihî dönem olan elli yıllık “630-680 Ulus Bunalımı Yılları”nın oluşmasıyla sonuçlandı. Bu bunalımdan Kül Tigin Yazıtı’nda “elli yıllık dönem” olarak bahsedilmektedir.

Göktürk Yazıtları’nda bu ulus bunalımı şöyle anlatılmaktadır:

Türk boyları, il yaptığı ilini elden çıkarmış, kağan olarak başa getiriği kağanını yitirivermiş. Böylece Çin boylarına, Türklerin beylik alp erkeleri kul oldu, hatunluk kız evlatları odalık oldu. Türk beyleri Türk adını attı. Çinli beyler gibi Çince adlar alarak, Çin kağanına itaat etti. Elli yıl işi gücü [Çin’e] verdi, Çin için çalıştı

Türk tebası şöyle demiş: “Ülkesi olan bir milletim. İlim şimdi hani? Kimin için ülke kazanırım ben! “Kağanlı boylar idim. Kağanım hani? Hangi kağan için çalışırım ben? diyerek Çin kağanına düşman olmuş.

Bir Cevap Yazın